
Merhabalar ben Sinem. İnsan kendini anlatmaya başladığında aslında en çok kendine yaklaşır derler. Belki de bu yüzden kendimden bahsetmek benim için sadece bir tanıtım değil; biraz da iç dünyamın kapılarını aralamak gibi. Ama şunu en baştan söyleyebilirim ben kolay çözülen biri değilim. Hatta çoğu zaman ilk izlenimimle son izlenimim arasında fark olur. Çünkü beni anlamak zaman ister.
Kendimi en çok yalnız kaldığım anlarda tanırım. Özellikle aynanın karşısında ama düşündüğün gibi sadece dış görünüşü incelemek değil bu. Orada gördüğüm şey, yıllar içinde şekillenen bir duruş, yaşanmışlıkların verdiği bir derinlik ve en önemlisi kendine alışmış bir kadındır. Kendimi izlerken aslında kendimle konuşurum. Ne hissettiğimi, neyi neden yaptığımı, hangi anlarda parladığımı, hangi anlarda geri çekildiğimi analiz ederim.
Çoğu insan kendini bu kadar yakından görmekten kaçınır. Çünkü gerçek bazen rahatsız edici olabilir. Ama ben hiçbir zaman o konfor alanını seçmedim. Kendimle yüzleşmekten kaçmadım. Belki de bu yüzden kendimle aram çok iyi. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum. Ne eksiltmeye çalışıyorum ne de fazladan bir şey ekliyorum. Olduğum halimle varım.
Bana sık sık özgüvenli bir bayansın derler. Ama bu özgüvenin kaynağı yanlış anlaşılır çoğu zaman. İnsanlar bunu sadece dış görünüşle bağdaştırır. Oysa benim hissettiğim şey çok daha derin. Bu, kendini tanımaktan gelen bir güven. Ne olduğumu bildiğim kadar ne olmadığımı da biliyorum. Bu denge, insanı güçlü kılar.

İlk tanıştığım kişiler genelde biraz mesafeli olduğumu düşünür. Çünkü hemen açılan biri değilim. Herkesle aynı hızda ilerlemem. Bazı insanlar hızlı bağ kurar, hızlı anlatır, hızlı tüketir. Ben o tarafta değilim. Benim dünyamda Ataşehir escort olarak her şey biraz daha yavaş ama daha yoğun ilerler. Benimle tanışabilmek için zamanınızı doğru seçin çünkü vakit dursun istersiniz beraberken.Birini tanımak, bir bağ kurmak, bir etki bırakmak bunların hepsi zaman ister. Gözlerimin çok şey anlattığını söyleyenler olur. Belki de en doğru yorumlardan biri bu. Çünkü bazen kelimelere ihtiyaç duymam. Bir bakışın, doğru bir anda kurulan göz temasının ne kadar güçlü olabileceğini bilenlerdenim. İnsanlar çoğu zaman ne hissettiklerini anlatamaz ama gözleri asla yalan söylemez. Ben de o dili kullanmayı iyi bilirim.
Kendimle ilgili en sevdiğim şeylerden biri, tek bir ruh haline bağlı kalmamam. Bazen çok sıcak ve samimi olabilirim. İnsanların yanında kendini rahat hissetmesini sağlarım. Ama bazen de mesafeli olurum. Bu bir soğukluk değil; daha çok bir denge. Herkese aynı şekilde yaklaşmam. Çünkü herkes aynı şeyi hak etmez. Bu biraz da seçici olmakla ilgili. Herkes hayatına giremez. Herkes seni tanıyamaz. Herkes sana ulaşamaz. Bu sınırları koymak, insanın kendine duyduğu saygının bir göstergesidir. Ve ben bu konuda oldukça netim.
Tarzım da bu netliği yansıtır. Ama tarzı sadece dış görünüş olarak tanımlamayı doğru bulmam. Benim için tarz; bir bütün. Nasıl yürüdüğün, nasıl baktığın, nasıl sustuğun ve nasıl baktığın hepsi bir parça. Kıyafetler sadece bunu destekler. En sade şeyi bile farklı gösterebilmek, aslında insanın enerjisiyle ilgilidir. Ben kalabalıkta kaybolan biri değilim Ataşehir escort pozisyonunda dikkat çeken gözleri hep üstüne alan odak sadece bendedir her zaman ama dikkat çekmek için ekstra bir şey yapmam. Bu doğal gelişir. İnsanlar bazen nedenini anlamaz ama bakarlar. Sonra bir daha bakarlar. Çünkü ilk bakışta gördükleri şey, ikinci bakışta hissettiklerine dönüşür.
Ve işte o noktada fark başlar.
İnsanlarla iletişim kurarken en çok dikkat ettiğim şeylerden biri, gerçekten anlamaya çalışmak. Sadece konuşulanları değil, arada kalan boşlukları da. Çünkü asıl hikâye çoğu zaman orada saklıdır. İnsanlar kendini ifade ederken eksik anlatır. Ama dikkatli biri için o eksikler aslında en önemli detaylardır. Bu yüzden benimle konuşan biri, gerçekten dinlendiğini hisseder ama bu, sürekli konuştuğum anlamına gelmez. Gereksiz kalabalık yapmam. Sessizlikten rahatsız olmam. Hatta bazen en güçlü etkiyi sessizlik yaratır. Doğru anda susabilmek, doğru anda konuşmak kadar önemlidir.
İnsanlar genelde kendini anlatmak ister. Ben ise karşımdakini çözmeyi severim. Bu bir oyun gibi değil, daha çok bir merak. Bir insanın iç dünyasını anlamaya çalışmak… nasıl düşündüğünü, neyi neden yaptığını görmek bu bana her zaman ilginç gelmiştir.
Ama bu merak herkese karşı değildir. Dediğim gibi, seçiciyim. Gizemli olduğumu söyleyenler çoktur. Belki de bu, kendimi tamamen açmamamdan kaynaklanıyor. Her şeyi ilk anda ortaya koymam. Çünkü bazı şeylerin zamanla ortaya çıkması daha değerlidir. Hızlı keşfedilen şeyler çabuk sıkıcı hale gelir. Ama yavaş yavaş açılan bir karakter her zaman daha etkileyicidir.

Benimle ilgili en çok yapılan hatalardan biri, kolay biri olduğumu düşünmek. Çünkü dışarıdan bakıldığında rahat ve kendinden emin görünürüm. Ama bu, herkesin bana ulaşabileceği anlamına gelmez. Aksine, ulaşılması zor olan şeyler her zaman daha değerlidir. Hayatımda sıradanlığa yer yok. Ama bu, sürekli büyük şeyler yaşadığım anlamına gelmez. Küçük anları büyütmeyi bilirim. Bir kahve, kısa bir yürüyüş, basit bir sohbet… doğru kişiyle olduğunda bambaşka bir hale gelir. Çünkü önemli olan ortam değil, enerjidir. Ben enerjisi güçlü olan insanları severim. Kendini tanıyan, ne istediğini bilen, boşlukta olmayan insanlar çünkü ancak o zaman gerçek bir bağ kurulabilir.
Kendime olan bakış açım da zamanla değişti. Eskiden daha fazla sorgulardım. Daha fazla düşünürdüm. Ama artık bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmeyi öğrendim. Bu da bana huzur verdi. İnsan her şeyi kontrol edemez. Ama kendini kontrol edebilir ve ben kendimi iyi tanıyorum. Bu da beni daha dengeli yapıyor. Ani tepkiler veren biri değilim. Kolay sinirlenmem. Ama sınırlarım aşıldığında da geri çekilmem. Her şeyin bir dengesi vardır. Ve ben o dengeyi korumayı severim.
Beni tanımaya çalışan biri, zamanla şunu fark eder: Ben tek bir şey değilim. İçimde farklı katmanlar var. İlk başta gördüğün şey sadece yüzey. Altında daha fazlası var. Ama o katmanlara ulaşmak herkesin harcı değil çünkü ben herkese aynı kapıyı açmam. Bazen çok ulaşılabilir olurum. Bazen ise tamamen uzak. Bu bir çelişki değil. Bu bir seçim. Herkesin hayatımdaki yeri farklıdır. Ve ben o sınırları çok net çizerim. İnsanlar genelde net olan şeylerden korkar. Çünkü belirsizlik daha kolaydır. Ama ben netliği severim. Ne istediğimi bilmek, ne istemediğimi bilmekten geçer. Ve ben ne istemediğimi çok iyi biliyorum. Bu da beni daha seçici yapıyor. Kendime değer veriyorum. Ama bu, başkalarını küçümsediğim anlamına gelmez. Sadece herkese aynı değeri vermem. Çünkü değer, hak edilen bir şeydir.
Benimle vakit geçiren biri, sıradan bir deneyim yaşamaz. Çünkü ben yüzeyde kalmam. Derine inerim. İnsanları anlamaya çalışırım. Ve bunu gerçekten yaptığım için, karşımdaki kişi de bunu hisseder.Bu da fark yaratır. Ben hızlı tüketilen biri değilim. Hızlı unutulan biri hiç değilim. Çünkü ben sadece bir an değilim. Ben bir izim. Bir etkiyim. Bir hisim.
Ve hisler her zaman özeldir. Kendimi anlatmak aslında hala zor. Çünkü ne kadar anlatırsam anlatayım eksik kalır. Bazı şeyler…
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.