
Merhabalar ben Simge. Kendimi anlatmaya çalışmak garip bir şey aslında, insan kendini biliyor ama bunu başkasına aktarmaya gelince hep bir şeyler eksik kalıyor ya da fazla geliyor. Ama yine de deneyeceğim, beni anlamak isteyen biri için bu küçük bir başlangıç olur en azından. Ben ilk bakışta çok şey anlatan biri değilim ancak Ataşehir Escort çevresinde görüştüğünüz hiç kimse benim yerimi doldurabilicek potansiyelde değil diye düşünüyorum. Yani öyle hemen çözülen bir yapım yok. Hatta çoğu kişi başta yanlış anlıyor beni. Biraz mesafeli buluyor, biraz fazla sakin ya da umursamaz gibi görüyor. Ama işin aslı o değil. Sadece herkese aynı hızda yaklaşmıyorum. Herkes aynı yerde durmuyor benim gözümde.

Kalabalık ortamlarda bulunurum ama hiçbir zaman o kalabalığın bir parçası gibi hissetmem kendimi. Daha çok izleyen taraf olurum. Kim ne yapıyor, nasıl davranıyor, neye nasıl tepki veriyor, bunları fark etmeden duramam. Zaten bu biraz zamanla oluşmuş bir şey. İnsanlara bakarken sadece söylediklerini değil, nasıl söylediklerini de dinlemeye başlıyorsun. Ve bir süre sonra çoğu şey daha net görünmeye başlıyor. Benim için bir insanı tanımak uzun süren bir süreç. Ataşehir escort işinde görüştüğüm kişilerin hepsiyle uzun vadede bir şeyler yaşayıp farklılıkları seviyorum. yüzeyde görünen şeyler beni çok ilgilendirmiyor. Herkes kendini iyi gösterebilir. Önemli olan o görüntünün arkasında ne olduğu. O yüzden ben hemen yakınlaşmam, hemen birine alışmam. Ama alıştığım zaman da o kolay kolay silinmez.

Kendimle aram iyidir diyebilirim. Ama bu öyle her halimi çok seviyorum gibi bir şey değil. Daha çok kabul etmekle alakalı. İyi yanlarım var, kötü yanlarım var. Bazen fazla düşünüyorum, bazen gereksiz yere susuyorum. Bazen de tam tersi gereğinden fazla açık olabiliyorum. Ama bunların hepsi benim. Ve ben bunları değiştirmeye çalışmıyorum. Sadece ne zaman hangisi ortaya çıkıyor onu anlamaya çalışıyorum. Tarz konusu benim için çok abartılacak bir şey değil. Ama tamamen önemsiz de değil. İnsan ne giyerse giysin aslında kendini taşır. Yani aynı kıyafeti iki kişi giyer, biri sıradan durur, diğeri dikkat çeker. Bu tamamen duruşla alakalı. Ben de bu kısmına önem veriyorum. Yoksa gidip en pahalı şeyi giymek gibi bir derdim hiç olmadı.
İnsanlarla iletişim kurarken en çok dikkat ettiğim şey samimiyet. Ama bu da herkesle kurduğum bir şey değil. Samimiyet zor bulunan bir şey artık. Çoğu insan rol yapıyor ya da kendini farklı gösteriyor. O yüzden biri gerçekten olduğu gibiyse bu benim hemen dikkatimi çeker. Ve böyle insanlarla konuşmak daha keyifli olur. Ben çok konuşan biri değilim. Ama sustuğumda da boş durmam. Yani o sessizlik benim için rahatsız edici değildir. Aksine bazen en rahat olduğum anlar sessiz kaldığım anlardır. herkesin sürekli bir şey söyleme zorunluluğu varmış gibi davranması bana hep yapay gelmiştir.

Beni tanımaya çalışan biri genelde şunu fark eder. Ben ilk başta göründüğüm gibi biri değilim. Yani dışarıdan bakınca anlaşılacak bir tarafım yok. Biraz zaman geçirmek gerekiyor, biraz dikkat etmek gerekiyor. Ben kendimi hemen ortaya koymam. Bu biraz bilinçli, biraz da karakterle alakalı.
İlişkiler konusunda da aynıyım. Hızlı başlayan şeylere pek inanmam. Yani bir anda çok yakın olup sonra aynı hızla uzaklaşan insanlar bana hep garip gelmiştir. Ben daha yavaş ilerleyen şeyleri seviyorum. O zaman daha gerçek oluyor, daha kalıcı oluyor.
Birinin hayatımda yer alması kolay değildir. Ama yer aldıktan sonra da öyle kolay çıkmaz. Ben birine değer veriyorsam bunu gerçekten veririm. Yarım bırakmam. Ama karşılığını görmediğim yerde de ısrar etmem. Herkesin kendi sınırları olması gerektiğini düşünüyorum. Hayatımda büyük olaylardan çok küçük şeyler daha çok yer kaplar. Mesela kısa bir yürüyüş ya da uzun bir sessizlik ya da beklenmedik bir sohbet. Bunlar benim için daha anlamlıdır bu tarz şeyler daha gerçek geliyor bana. Planlanmış ya da zorlanmış şeyler hiçbir zaman aynı etkiyi bırakmıyor.
Gizemli olduğumu söyleyenler oluyor. Ama ben bunu özellikle yapmıyorum. Sadece herkese her şeyimi anlatmıyorum buna gerek yok. Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Bazı şeyler zamanla ortaya çıkar zaten. Benimle vakit geçiren biri genelde şunu hisseder. Rahatlık ben karşımdaki insanı zorlamam. Kendim de zorlanmam. Bir şey olacaksa olur, olmayacaksa zorlamanın anlamı yok. O yüzden benim yanımda olan biri kendisi gibi olabilir. Bu da çoğu insan için alışık olmadığı bir durum oluyor.
Kendime olan güvenim de öyle çok dışarıdan görünen bir şey değil. Yani bunu göstermek için ekstra bir çaba harcamam. Ama yok da değil. Sadece daha sessiz bir özgüven bu. Bağırmaz ama hissedilir.

Bazen çok net olurum. Bazen de bilerek net olmam her şeyin hemen açık olması gerektiğini düşünmüyorum. Biraz belirsizlik de gerekir. O zaman merak oluşur. Ve merak olmadan hiçbir şey uzun sürmez. Benimle ilgili en doğru şey belki de şu. Ben sabırlı biriyim. Ama her şeye değil. Gerçekten değen şeylere sabır gösteririm. Geri kalan şeyler için kendimi yormam. Zamanın boşa harcanacak bir şey olmadığını düşünüyorum. Beni anlamak isteyen biri acele etmemeli. Ben hızlı tüketilecek biri değilim. Bir süreç gerekiyor. O sürecin içinde de fark edilen şeyler oluyor zaten.
Ben Simge ve benimle karşılaşan biri genelde başta çok bir şey anlamaz. Ama zaman geçtikçe fark eder ki aslında ilk gördüğü şey sadece küçük bir parçaymış. Asıl olan şey sonradan ortaya çıkıyormuş ve o noktadan sonra da kolay kolay unutulmam
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.